6/11/2009 - İCLAL AYDIN (şiirleri)....
NE OLACAK HALİM Sen bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım... Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar, Biliyor musun? Bu ikimizin hikayesi, Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın; Bildiğim yerlerde misin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi, Sevdiklerin özlemi sardı mı nicedir kalbini, Pişman mısın başlamadıkların için, iç çekiyorsundur şimdi Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyor musun hala, Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim, Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler. En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin? Şimdi düşlediklerimin neresindesin... Dedim ya. Bu ikimizin hikayesi... Islandığımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı, Bizi buluşturan kaldırımları, İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum. Ben unutmadım diye Hatırlıyor musun sonunu değiştirmediğimiz filmleri Hayatın gerçeğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği, Büyürken vazgeçtiklerimizi yada vazgeçirttirdikleri şeyleri, Ne Olacak Halim... Çabuk mu büyüdük dersin Biliyorum.. NE Olacak Halim... Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir. Neleri bırakmış olacağım birde, Ne aşkları Ne başlangıçları Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi. Biliyor musun... Tek sorum var kendimle şimdi Ahhh Ne Olacak Şimdi Halim.... ((iclal aydın))
......kırık bir aşk.............hikayesi bu... ..umutsuzluklarla..........ve hüzünle dolu... güneşinden yoksun; umut, bulutlar ardında gökyüzü kapkaranlık ve biz burada ışıksızız yollar aşılamaz türden, ufuklar bizden uzak .bugünler mutsuz ve yarınlar çok umutsuz ...amaçlar belirsiz ve araçlar çok yetersiz .....görüşebilmek zor, görüşmemek zor. .........sevebilmek ve de sevilebilmek, ............ne kadar mümkün sence? ...............ne kadar olası bu düş? ..................birleşebilir miyiz? .......................sen-ve-ben .........................bir gün! ...........................? ?
MASALLAR Daha uyanmamalıydık masallardan.Ne zaman bitti o eşsiz ormanlar, yollar? ne zaman ayrıldı yolları şehzade ile ipek kızın? ve ne zaman vazgeçti yakışıklı prens yüzyıl uyuyan güzeli uyandırmaktan? Ne zaman yoruldu aladdin lambasını ovmaktan? iyilik perileri, sevimli cinler şimdi neredeler? Daha uyanmamalıydık... Masallar hep o renkte ve aynı inandırıcılıkta kalmalıydı kalbimizde. Bir şey oldu, bir yerlerde.Büyüdük mü küstük mü birşeylere ne; inanmaz olduk masallara.Dinlemez olduk ve anlatmadık bir daha. Belki anlatılacak masalımız kalmadı, çabuk yordu hayat bizi. Oysa ne güzeldi küllerinden yeniden doğan Anka kuşu, Kaf dağının ardındaki o gizemli ülke, lal bir oba uşağı ile güzeller güzeli bey kızının başkaldıran sevdası.Nasıl özlüyoruz geçmişi...Neden özler ki insan? Hele birde mutsuz bir çocuksanız...Çocuktuk çünkü.İnanıyorduk. Köprüler geçmemiş, aldatmamış, aldatılmamış, bedeller ödememiş, ayrılık ve hasret mektupları okumamıştık.Ve dizlerimizi kanatmamıştı henüz hayat.İnanıyorduk, duruyduk, saftık, çocuktuk.Şimdi anlatacak bir masalımız bile yok, bir köşesine sığınacak... ((İclal Aydın))
SENİ SEVİYORDUM Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi... Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte... Güldüğü zaman yukarıya bakardı; Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı... Ne güzeldiler sen bilmiyordun... BEN SENİ SEVİYORDUM... Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu Geri dönüyordu, çoğalarak Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun Kalp ağrısı oluyordun, Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun, Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk, Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller... Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun... Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları Derken bir gün uzaktan gördüm seni... Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı Kalbimi acıttı her zamanki gibi... Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi... ((İclal Aydın))
ZOR GÜNLER Benden önce söylenmiş sözlerin haklılığına kızdığım oldu zamanında Ama inandığımda, Ömrümde her şarkı başka bir kapı açtı... Bu şarkının ardında sen Bu kapının ardında ise benden önce söylenmiş sözler vardı... Çok zor günler geçirdim vaktiyle Alemde savaşlar,çırpınışlar Nihayetinde; aşık olmak kısmetmiş yar Sana... Aşık olmak kısmetmiş yar... Seçtiğimiz hayatlar mı bunlar? Seçtiklerimiz mi? Bunca yokluk Bunca kırıklık Bunca acı... Seçtiklerimiz, evet... Hayat bu sevgilim Çoktan seçmeli Senin aşkınsa, bir dönem ödevi... Bir gece çıkıp gelsen ölmezsin yar Ölümlerden ölüm beğen Gelmezsen yar... Bir akşam çıkıp gelsen ölmezsin yar Ölümlerden ölüm beğen Öleceğim yar.. Bu yaralar, bereler Sanadır bileler Görenler aşkımı Şahidim; gökkubbe, Aşığım bekletme... Bir şarkı tuttum sevgilim Bir kapı açtım ikimize İkimiz çokmuşuz meğer bu resme Kapatmadan bu kapıyı yinede Bu yaralar, bereler Sanadır, bileler... Çok canım yanıyordu Gördüklerimden Ve Göreceklerimden... Benim kanayan dizlerim yoktu hayatta bir tek Benimde kanattıklarım vardı elbet Ezdiğim kumlar Ve geçtiğim yollar hala gölgemi taşıyorlar... Hani demiştim ya en başında "Ne ayrılıklar Ne aşklar Ne başlangıçlar" diye... Yani demem o ki; Çok zor günler geçirdim vaktiyle... Çok zor günler geçirdim vaktiyle Kalbimde firari endişeler Nihayetinde aşık olmak çok zormuş yar Sana aşık olmak çok zormuş yar... Bir gece çıkıp gelsen ölmezsin yar Ölümlerden ölüm beğen Gelmezsen yar...
Bu şarkı sadece benimdi sevgilim Ve ben büyük bahçeler istemiştim ikimize Yazmışsın ya; "Onu sevebileceğimi düşünmüştüm" diye İşte o günden beri belkide bu yüzden sadece, Bu yaralar, bereler Sanaydı bileler... Görenler aşkımı Şahidim; gökkubbe... ((İCLAL AYDIN))
AYRILIĞIN İLANI Gidiyormusun diye sorma bana, Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni, Nede daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim bende, Senin kadar endişeli. Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana, Ama inandıramadım seni. Sen sorgularken beni kafanda, Ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla, Bir tek sözün bağlardı beni sana, Oysa sen hep susmanın koynunda. Aşkın içine bir kez girdimi kuşku, Teslim alır bedenleride. Sütten çıkmış ak kaşık değildim, Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza, Dünya ki bazen minicik bir odada, Bazen kentin ortasında şekillendi. Nasılda güzeldi.... Zaten sen varsın diye her şey güzeldi, Ama sen buna da inanmadın. Ah bu sorular.... Yaşamak varken sevdayı, Delice niye boğarız sularla? Nasıl ikna edebilirdim seni, Ben aşk dedikçe, Sen dur dedin. Ben seninleyim dedikçe, Sen hayır dedin. Zaten az konuşan sen, Olumsuz ne kadar sözcük varsa, Sen bulup çıkardın ortaya. Bense hiçbir şey diyemedim. Ne kadar zarar vermişim sana meğer, Nasıl değiştirmişim seni, Oysa hiç böyle düşünmemiştim, Kimseye zarar vermek istemezdim ben. Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmekte istemem. Ama öyle oldu işte. Demek ki gitmenin zamanı şimdi.
Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı, Aklında sevda sözlerimiz bile kalmaz, Rahat değildin, Rahat ol artık, Gözlerini saklaman içinde bir neden kalmadı artık. Tedirginliğininde sebebi kalktı ortadan. Biliyormusun bitanem! Gidişim yürekten değil, Zorunluluktan. Sanma ki bu toy sevdayı; Başka kimliklere taşırım. Sanma ki; Benden sakladığın gülüşlerini, Başka yüzlerde ararım. Senide götürürüm yüreğimde, Her zaman yokluğunu taşırım. Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim, Ne yazık ki toz duman edemedim kuşkularını, Ne yazık ki kalamadın bana, Öpüçügümün kokusu kalacak, kapının eşiğinde. Kokladıkça bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın. ((İCLAL AYDIN))
UNUTULMUŞ MUYDUM Şiir: "Gittin Sen bana gitmek için gelmiştin Geride yavaş yavaş eriyen bir kurşun bıraktın Bıraktığın şekilden çok daha başkasına bürünen Ve bir daha asla eskisi gbi olamayacak bir kurşun Gerçekten birdaha hiçbirşey eskisi gibi olmadı." Kısa bir hüzünden sonra Geldim geri döndüm sana Seviştin mi, değiştin mi Beni, yeni bir umutla Kimbilir kimler aklını çeldi Gördüğüne sevinmedin mi beni Kimbilir kimler aklını çeldi Görüdüğüne sevinmedin sen beni Üç günlük ayrılıkta neler neden değişti Unutulmuş muydum Alışıyor muydun Yavaş yavaş yokluğuma Beklenmiyor muydum Kalbini mi yordum Bunca iş güç arasında Şiir:
"Bir gün beni nasıl paslı bir makasla Nasıl derinden budayıp gittiğini farkettim Yeni bir filiz veremeyecek kadar derindi Kesip attıkların sensizlikle oluşmuş hastalığıma Senin bile çare olamayacağını Benim için artık çok gecikildiğini anladım." Söyle bari son söz olsun Kızmam bundan sonra sana Dostuz artık geçmiş olsun Anlat saklama ne varsa Kimbilir kimler aklını çeldi Gördüğüne sevinmedin mi beni Kimbilir kimler aklını çeldi Görüdüğüne sevinmedin sen beni Üç günlük ayrılıkta neler neden değişti Unutulmuş muydum Alışıyor muydun Yavaş yavaş yokluğuma Beklenmiyor muydum Kalbini mi yordum Bunca iş güç arasında ((metin özülkü-iclal aydın))
|