ceplerime birikti üşüyen rüzgar...

16/11/2009 - 16/11/2009-Tılsım/ın günlüğü(7)...

SÖYLEYİN

Bu aralar çok yorgunum
Hep isyankar, hep mutsuzum
Alnımdaki kara yazı
Ecel gibi silinmiyor
içimdeki kurşun değil
Aşk yarası kapanmıyor
Söyleyin bir daha anmasın benim adımı
Söyleyin daha unutmadım yalanlarını
Söyleyin mahşere sakladım günahlarını
Söyleyin bilsin, söyleyin bilsin

((EBRU GÜNDEŞ))

 

 

 

 

 

EY SEVGİLİ HATIRLADIN MI?

Hatırlar mısın sevgili, bir kelepçen vardı senin
Seni yatağın en ucuna kilitlemiştim
Ve seni öylece bırakıp kaçıvermiştim
Ne gülmüştüm haline ama
Hatırladın dimi,
Hatırladın, bilirim…
Sonra sen fotoğraf çekmeyi eskiden beri çok severdin.
Hayattan kareler alırdın
Sonra onları keser, yapıştırırdın
Hım unutmadan bide nargilen vardı
Sanki onsuz yaşayamaz gibiydin
Bazen patavatsız konuştuğun oluverirdi
Sanki arsızlık kostümünü giymiş gibiydin üstüne
Ben ise oturur sana aşktan bahsederdim
Ardı sıra gözyaşımı dökerdim
Sen ise sarardın tüm benliğimi
Önce sendeler sonra kendime gelirdim
Omzunda ağlamak bir suç değildi
Sadece gidecek olmanın verdiği doyumsuzluktu
Avuçlarımın arasından gidecek kokundu
Sendin
Gidecektin.
Oysa gitmemeliydin, gidecek olsan da
Kokun bende kalmalıydı
Sen kokunu da her şeyi de alıp gittin
Beni ise oturmuş eskileri anlatıyorum sana
İşte buda benden kareler
Sigaraya mahkûm olmuş bir köhne âşık…
15.11.2009

15.42

 

 

  

 

KAYBEDENLER

Ne hazin değil mi sevgilim hikayemiz
Maalesef pek farkı yok diğerlerinden
İtiraz etmedik, itiraf etmedik
Kaybedenlerdendik değerlerinden
Bari sen sonradan birazcık mutlu oldun mu
El yordamıyla iyi kötü bir yol buldun mu
Hiç hayır dedin mi, soru sordun mu
Memnun değilim aldığım haberlerinden

Beni sorarsan şahitsiz suçlar gibi
Kınalı kanadı kırılmış kuşlar gibi
Yazı gelmeyen upuzun kışlar gibi
Unutulmuşlar diyarında düşünüyorum

((EBRU GÜNDEŞ))

Bağlantı

12/11/2009 - CAN YÜCEL(Şiirleri)...

BAĞLANMAYACAKSIN
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
((CAN YÜCEL))






"Sığındığım heryer adınla anılır,ben girerim,sokağı devriyeler basar,bir de gülüşün eklenir kimliğime... "






GECELERİN DEMİNDEYİM
Gecelerin demindeyim yine..
Karanlıklara isyandır sanki gözlerim..
Zindanlarda yüreğim
Çıkmaz sokak sakinine kadar varsam..
O kadar yokum hayatta..
Zaman bir ömür gibi duruyor içimde
Geçmiş geçememiş içimden..
Her an bir asır..
Su gibi akan zamanda..
Dur diyenim yok..
Duramam da
Gecelerin demindeyim yine..
Yıldızları almışım avucuma
Umudumu ekmişim maviye
Deniz mavisine..nehir mavisine..
Bir yalnızlık türküsü dilimde ..
Dur diyenim yok..
Duramam da
Gecelerin demindeyim yine
Kaç sabah ıslak, acı, kırık dökük anılar beynimde
Kaç sabah sabah olmaz ellerimde..
Ben giderim varlığımdan öte..
Dur diyenim yok..
Duramam da
((CAN YÜCEL))

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/11/2009 - 07/10/2009-Tılsım/ın günlüğü(6)...

MÜHİM DEĞİL
Ne yaptım biliyor musun
Daha çok şarkı söyledim
Sigaraya yeniden başladım
Alışveriş yaptım gereksiz

Ne yaptım biliyor musun
Bol bol seyahat ettim
Hatta yalnızlık çektim
Pişman oldum, kimseye söylemedim

Yani sustum genelde
Bazende gülümsedim nazikçe
Dinlemediğim belli olmasın diye

Bitti buraya kadarmış dedim
Unuttum bile dedim
Avuttum kendimi sözde
Ama yinede akıyor gözyaşlarım
Islatıyor yastığımı
Seni özlediğim gecelerde
((CANDAN ERÇETİN))





18/10/2009-tılsım günlük30...
Yağmur damlaları süzülürken penceremden,
yanaklarımdan süzülen gözyaşlarıma hâkim olamıyorum.
Oysa ne çok severdik yağmuru...
Dönersin belki diye ,
sana dâhil umutlar besliyorum hep.
Sen dönsen biz yine paylaşsak yalnızlığımızı
Geceye bir mum yaksak
Ve en güzel romantik şarkıları dinlesek
Ben yine ''seni seviyorum'' desem
Aşka dâhil en güzel sözler söylense
Sen yine sarsan tüm benliğimi
Bende uyusam sabaha kadar göğsünde...
''Sezen'' dinlesek sonra, senin gözlerin ışıldasa
Bende o mutluluğu paylaşsam seninle..





GECELER DÜŞMAN
Takvimlerden haberin yok mu geçiyor yıllar
Bana küsmüş yüzüme gülmez zalim aynalar
Kimimiz yorgun, kimimiz solgun, kimi isyankar
Acı gerçek bu, ömrümüz bir su, içiyor yıllar

Hani nerde beklenenler
Medet umdum senelerce

Acılar hep dolu dizgin
Yine hayır yok gecelerden

Vakit geç olmuş, dönülmez yolmuş, yürek bin pişman
Bundan böyle bana meyler dost, geceler düşman
((ÖYKÜ&BERK))







07/10/2009-tılsım günlük31...
NE GüZELDİR BiLEMEZSiN 

Sevgilim bembeyaz sayfalara seni yazmak,
Satırlarımı seninle süslemek, sevildiğini her cümlede belirtmek
Ne güzeldir bilemezsin…


Okunmayı bekleyen rafta solmaya yüz tutmuş
Mektuplar, nöbet tuttuğum geceler
Ne güzeldir bilemezsin…


Seni düşlemek
Ay ışığında bize ve umutlarımıza dâhil
Sigara içmek ve bir şarkı tutturmak öylesine
Ne güzeldir bilemezsin…


Yağan yağmur ve hoyrat gecemi
Seni benden ayıran
Bu aşikâr bir mutluluk
Sen bendeki seni çoktan bitirdin
Ama gel gör ki ben seni
Satırlarımda yaşatacağım.
07/10/2009
16:24








KORKARIM
Korkarım tanışacağız sizinle
Birkaç film seyredeceğiz belki de
Ellerim tanışacak ellerinizle
Seveceksiniz beni uzun uzun
İçimde telaş olacak aşkınız
Bir başka bakacağım günlere
Dünler dahi değişecek gözümde
Seveceğim sizi hem de çok

Korkarım alışacağız birbirimize
Hangi yemeği sevdiğinizi bileceğim
Siz televizyona bakarken
Ben saçlarımı öreceğim
Konuşmadan oturacağız aynı evde
Midem kasılmayacak artık sizi beklerken
Seveceksiniz beni, hem de çok
Ama işte, daha az bir keyifle

Korkarım gideceksiniz sonra siz
Biraz ferah ruhunuz, biraz üzgün
Uykunun o ipek sığınağında gelecek nefesiniz
Özleyeceğim sizi, hem de çok
Benden bir ses bekleyecek, aramayacaksınız
Hem özleyeceğiz, hem uzakta dinleneceğiz
Ve işte böyle biz artık biz olmayacağız
Korkarım tanışacağız, sevişeceğiz, ayrılacağız sizinle...
((candan erçetin))

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/11/2009 - İCLAL AYDIN (şiirleri)....

NE OLACAK HALİM
Sen bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım...
Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar,
Biliyor musun? Bu ikimizin hikayesi,
Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın;
Bildiğim yerlerde misin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi,
Sevdiklerin özlemi sardı mı nicedir kalbini,
Pişman mısın başlamadıkların için, iç çekiyorsundur şimdi
Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyor musun hala,
Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim,
Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler.
En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin?
Şimdi düşlediklerimin neresindesin...
Dedim ya.
Bu ikimizin hikayesi...
Islandığımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı,
Bizi buluşturan kaldırımları,
İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum.
Ben unutmadım diye
Hatırlıyor musun sonunu değiştirmediğimiz filmleri
Hayatın gerçeğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği
Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği,
Büyürken vazgeçtiklerimizi yada vazgeçirttirdikleri şeyleri,
Ne Olacak Halim...
Çabuk mu büyüdük dersin
Biliyorum..
NE Olacak Halim...
Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir.
Neleri bırakmış olacağım birde,
Ne aşkları
Ne başlangıçları
Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi.
Biliyor musun...
Tek sorum var kendimle şimdi

Ahhh
Ne Olacak Şimdi Halim....

((iclal aydın))







......kırık bir aşk.............hikayesi bu...
..umutsuzluklarla..........ve hüzünle dolu...
güneşinden yoksun; umut, bulutlar ardında
gökyüzü kapkaranlık ve biz burada ışıksızız
yollar aşılamaz türden, ufuklar bizden uzak
.bugünler mutsuz ve yarınlar çok umutsuz
...amaçlar belirsiz ve araçlar çok yetersiz
.....görüşebilmek zor, görüşmemek zor.
.........sevebilmek ve de sevilebilmek,
............ne kadar mümkün sence?
...............ne kadar olası bu düş?
..................birleşebilir miyiz?
.......................sen-ve-ben
.........................bir gün!
...........................? ?






MASALLAR
Daha uyanmamalıydık masallardan.Ne zaman bitti o eşsiz ormanlar, yollar?
 ne zaman ayrıldı yolları şehzade ile ipek kızın? ve ne zaman vazgeçti yakışıklı prens
 yüzyıl uyuyan güzeli uyandırmaktan? Ne zaman yoruldu aladdin lambasını ovmaktan?
 iyilik perileri, sevimli cinler şimdi neredeler? Daha uyanmamalıydık...
Masallar hep o renkte ve aynı inandırıcılıkta kalmalıydı kalbimizde.
Bir şey oldu, bir yerlerde.Büyüdük mü küstük mü birşeylere ne;
inanmaz olduk masallara.Dinlemez olduk ve anlatmadık bir daha.
Belki anlatılacak masalımız kalmadı, çabuk yordu hayat bizi.
Oysa ne güzeldi küllerinden yeniden doğan Anka kuşu, Kaf dağının
 ardındaki o gizemli ülke, lal bir oba uşağı ile güzeller güzeli bey kızının
 başkaldıran sevdası.Nasıl özlüyoruz geçmişi...Neden özler ki insan?
Hele birde mutsuz bir çocuksanız...Çocuktuk çünkü.İnanıyorduk.
Köprüler geçmemiş, aldatmamış, aldatılmamış, bedeller ödememiş,
ayrılık ve hasret mektupları okumamıştık.Ve dizlerimizi kanatmamıştı
 henüz hayat.İnanıyorduk, duruyduk, saftık, çocuktuk.Şimdi anlatacak
bir masalımız bile yok, bir köşesine sığınacak... 
((İclal Aydın))









SENİ SEVİYORDUM
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde
 seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte...
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
Ne güzeldiler sen bilmiyordun...
BEN SENİ SEVİYORDUM...

Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
Geri dönüyordu, çoğalarak
Senin sesini duyduğum masalarda
erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk
 ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk...
Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...
Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları
Derken bir gün uzaktan gördüm seni...
Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
Kalbimi acıttı her zamanki gibi...
Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi...
((İclal Aydın))








ZOR GÜNLER
Benden önce söylenmiş sözlerin haklılığına kızdığım oldu zamanında
Ama inandığımda,
Ömrümde her şarkı başka bir kapı açtı...
Bu şarkının ardında sen
Bu kapının ardında ise benden önce söylenmiş sözler vardı...

Çok zor günler geçirdim vaktiyle
Alemde savaşlar,çırpınışlar
Nihayetinde; aşık olmak kısmetmiş

yar
Sana...
Aşık olmak kısmetmiş yar...

Seçtiğimiz hayatlar mı bunlar?
Seçtiklerimiz mi?
Bunca yokluk
Bunca kırıklık
Bunca acı...
Seçtiklerimiz, evet...
Hayat bu sevgilim
Çoktan seçmeli
Senin aşkınsa, bir dönem ödevi...

Bir gece çıkıp gelsen ölmezsin yar
Ölümlerden ölüm beğen
Gelmezsen yar...
Bir akşam çıkıp gelsen ölmezsin yar
Ölümlerden ölüm beğen
Öleceğim yar..

Bu yaralar, bereler
Sanadır bileler
Görenler aşkımı
Şahidim; gökkubbe,
Aşığım bekletme...

Bir şarkı tuttum sevgilim
Bir kapı açtım ikimize
İkimiz çokmuşuz meğer bu resme
Kapatmadan bu kapıyı yinede
Bu yaralar, bereler
Sanadır, bileler...

Çok canım yanıyordu
Gördüklerimden
Ve
Göreceklerimden...
Benim kanayan dizlerim yoktu hayatta bir tek
Benimde kanattıklarım vardı elbet
Ezdiğim kumlar
Ve geçtiğim yollar hala gölgemi taşıyorlar...
Hani demiştim ya en başında
"Ne ayrılıklar
Ne aşklar
Ne başlangıçlar" diye...
Yani demem o ki;
Çok zor günler geçirdim vaktiyle...

Çok zor günler geçirdim vaktiyle
Kalbimde firari endişeler
Nihayetinde aşık olmak çok zormuş yar
Sana aşık olmak çok zormuş yar...


Bir gece çıkıp gelsen ölmezsin yar
Ölümlerden ölüm beğen
Gelmezsen yar...

Bu şarkı sadece benimdi sevgilim
Ve ben büyük bahçeler istemiştim ikimize
Yazmışsın ya;
"Onu sevebileceğimi düşünmüştüm" diye
İşte o günden beri belkide bu yüzden sadece,
Bu yaralar, bereler
Sanaydı bileler...
Görenler aşkımı
Şahidim; gökkubbe...
((İCLAL AYDIN))








AYRILIĞIN İLANI
Gidiyormusun diye sorma bana,
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Nede daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim bende,
Senin kadar endişeli.

Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana,
Ama inandıramadım seni.
Sen sorgularken beni kafanda,
Ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla,
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.

Aşkın içine bir kez girdimi kuşku,
Teslim alır bedenleride.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim,
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza,

Dünya ki bazen minicik bir odada,
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasılda güzeldi....
Zaten sen varsın diye her şey güzeldi,
Ama sen buna da inanmadın.

Ah bu sorular....
Yaşamak varken sevdayı,
Delice niye boğarız sularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni,
Ben aşk dedikçe,
Sen dur dedin.
Ben seninleyim dedikçe,
Sen hayır dedin.

Zaten az konuşan sen,
Olumsuz ne kadar sözcük varsa,
Sen bulup çıkardın ortaya.
Bense hiçbir şey diyemedim.
Ne kadar zarar vermişim sana meğer,
Nasıl değiştirmişim seni,


Oysa hiç böyle düşünmemiştim,
Kimseye zarar vermek istemezdim ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmekte istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki gitmenin zamanı şimdi.

Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı,
Aklında sevda sözlerimiz bile kalmaz,
Rahat değildin,
Rahat ol artık,
Gözlerini saklaman içinde bir neden kalmadı artık.
Tedirginliğininde sebebi kalktı ortadan.

Biliyormusun bitanem!
Gidişim yürekten değil,
Zorunluluktan.
Sanma ki bu toy sevdayı;
Başka kimliklere taşırım.

Sanma ki;
Benden sakladığın gülüşlerini,
Başka yüzlerde ararım.
Senide götürürüm yüreğimde,
Her zaman yokluğunu taşırım.
Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim,
Ne yazık ki toz duman edemedim kuşkularını,

Ne yazık ki kalamadın bana,
Öpüçügümün kokusu kalacak, kapının eşiğinde.
Kokladıkça bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın

((İCLAL AYDIN))







UNUTULMUŞ MUYDUM
Şiir:

"Gittin
Sen bana gitmek için gelmiştin
Geride yavaş yavaş eriyen bir kurşun bıraktın
Bıraktığın şekilden çok daha başkasına bürünen
Ve bir daha asla eskisi gbi olamayacak bir kurşun
Gerçekten birdaha hiçbirşey eskisi gibi olmadı."

Kısa bir hüzünden sonra
Geldim geri döndüm sana
Seviştin mi, değiştin mi
Beni, yeni bir umutla
Kimbilir kimler aklını çeldi
Gördüğüne sevinmedin mi beni
Kimbilir kimler aklını çeldi
Görüdüğüne sevinmedin sen beni
Üç günlük ayrılıkta neler neden değişti
Unutulmuş muydum
Alışıyor muydun
Yavaş yavaş yokluğuma
Beklenmiyor muydum
Kalbini mi yordum
Bunca iş güç arasında


Şiir:

"Bir gün beni nasıl paslı bir makasla
Nasıl derinden budayıp gittiğini farkettim
Yeni bir filiz veremeyecek kadar derindi
Kesip attıkların sensizlikle oluşmuş hastalığıma
Senin bile çare olamayacağını
Benim için artık çok gecikildiğini anladım."

Söyle bari son söz olsun
Kızmam bundan sonra sana
Dostuz artık geçmiş olsun
Anlat saklama ne varsa
Kimbilir kimler aklını çeldi
Gördüğüne sevinmedin mi beni
Kimbilir kimler aklını çeldi
Görüdüğüne sevinmedin sen beni
Üç günlük ayrılıkta neler neden değişti
Unutulmuş muydum
Alışıyor muydun
Yavaş yavaş yokluğuma
Beklenmiyor muydum
Kalbini mi yordum
Bunca iş güç arasında
((metin özülkü-iclal aydın)) 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/10/2009 - Ne sen gelirsin...(alıntı)





Dün gece topladım bütün resimlerini.
Yığdım ortaya! Benzin döktüm üzerine.
Bir kibrit çaktım ve yaktım hepsini.
Yanışlarını izledim öylece.
Küllerini savurdum camdan.
İzledim saatlerce gidişlerini.
Kuruttuğum gülleri attım çöpe.
Aldığın çerçeveyi kırdım.
Yazdığın mektupları da yırttım.
Günlüğümün sayfalarından koparıp attım seni.
Senden kalan izlerin hepsini temizledim dün gece.
İyi ki de yapmışım. Saklamak saçmaymış meğer.
Değer vermek o anılara saçmaymış.
Nasıl diyorum sana bakınca nasıl sevmişim? 
Bir insan kendinden bu kadar mı nefret ettirir?
Nefesimken nefretim oldun!
Seninle göz göze gelmek bile yeteri kadar sebep bu nefrete.
Hiç değilse anıların hatırına yaşanan günlere biraz saygı gösterseydin.
Biraz bekleseydin koluna başkasını takmak için.
Yazık. Çok yazık. Sana harcadığım zamana da yazık.
Çok arayacaksın bu günleri çok.
Pişman olup da kapıma geleceksin.
Yalvaracaksın sadece gözlerime bakabilmek için.
Sadece bakmak için son bir kez.
Sesimi duymak için yalvaracaksın
dudaklarım mühürlü olacak tek bir kelime çıkmayacak ağzımdan
çok geç olacak her şey için.
qöz yaşının tek bir damlası bile acıtmayacak içimi.
Dönüp bakmayacağım bile arkama.
Giden sen olmuştun belki ama terk edilen ben değildim.
Geri de kalan bendim belki ama hayata kaldığı yerden devam edecek olanda benim.
Sen o güne takılıp yaşayacaksın hayatını.
Hep arkandan gelecek o gün söylediğin söz
"bitsin artık sevmiyorum seni."
Bu söz kâbusların olacak.
Benden sonra yaşadığın her şey de bu söz aklına gelecek.
Korkacaksın artık başkasını incitmeye.
Korkacaksın bu yüzdende kimseye bakamayacak gözlerin.
Aşkın ahini aldın bir kere sen.
Senden önce hep küçük mutluluklar aramıştım ben hâlbuki.
Ama sen benim en büyük mutluluğumdun!
Dünümdün en güzel geçmişimdin.
Bugünümdün hiç bitmesini istemediğim.
Yarınımdın asla sonu gelmeyen.
Şimdi ise adını bilmediğim bir zaman diliminde kaybolup qittin.
Aşkı dilediğimiz gibi yaşayamadık belki.
Kitaplardaki gibi olmadı bizim hikâyemiz
ama ayrılığı sözlükteki anlamın dışına taşırarak yaşıyoruz şimdi.
Her şeyin bir sonu var madem.
Ayrılıklarında olması gerek.
Peki ya bizim ayrılığımızın sonu ne olacak?
Ne sen gelirsin gittiğin yerden bu saatten sonra nede ben dönerim bunca zaman sonra.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bitişler başlangıçlara loğusalık eder.Bende başlangıçlara gebeyim!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım